İBB Dijital Deneyim Merkezi tarafından 20 Mart 2026 tarihinde açılan Düşler Zamanı: Japonya sergisini ziyaret ettim.
Bu dijital sanat deneyimi, çeşitli dijital enstalasyonlar, etkileşimli çalışmalarla Japon zanaat kültürünün estetiğini bir anlatı olarak sunuyor ziyaretçilere.

Dijital Deneyim Merkezi girişi
Dijital Deneyim Merkezinin kapısında, tam girişte Japon kültürünün önemli simgelerinden biri olan büyük bir Torii ile karşılaşıyoruz. Torii, geleneksel olarak Japon Şinto tapınaklarının girişinde yer alan ve dünyevi olandan kutsal olana geçişi simgeleyen anıtsal kapılardır.
Hemen girişte, Sakuralarla bezenmiş bir köşe dikkat çekiyor. Muhtemelen hatıra olarak fotoğraf çekmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmış bir köşe.

Sakuralarla süslenmiş fotoğraf alanı
Sergiye geçtiğimizde, büyük bir sergi alanı ile karşılaşıyoruz. Birden fazla dijital deneyim, interaktif çalışmanın bulunduğu alanda Japonya kültürüyle ilgili çeşitli bilgiler, oyunlar da mevcut. Gerek Japon sanatı, gerek mitolojisi ile ilgili bilgilere rastlıyoruz.

Girişteki ilk deneyim alanı, Dijital Oda

Japon Sanatında Zaman, İnteraktif deneyim, Dijital Oda

1000 Yıllık Bulmaca, Dijital İnteraktif Oyun, Dijital Oda
Dijital Oda’dan çıktıktan sonra, koridorda oldukça farklı bir deneyim bizi bekliyor.

Geçiş koridorundaki Enstalasyon
Etkileyeci koridor deneyiminden sonra, Sürükleyici Deneyim Odasına geçiyoruz. Türkiye’de kendi alanında bir “ilk” olma özelliği taşıyan ve Avrupa’nın en büyük sürükleyici deneyim alanlarından biri olarak kurgulanan Sürükleyici Deneyim Odası, ziyaretçilerini çok duyulu ve düşünsel bir keşfe çıkarıyor. Sergi, 17. ve 19. yüzyıllar arasında eserler üretmiş Ukiyo-e ustalarının dünyaca ünlü başyapıtları eşliğinde büyüleyici bir atmosfer sunuyor.
Sürükleyici Deneyim Odası
Daha sonra, Artırılmış Gerçeklik Odasını kısaca ziyaret ettim. Ziyaretçilerini zaman ve mekân sınırlarının ötesine geçiren Artırılmış Gerçeklik Odası, Dijital Deneyim Merkezi’nin en etkileyici bölümlerinden biri. Tamamen yüksek çözünürlüklü LED ekranlarla kaplanmış zemin, tavan ve duvarlara sahip olan bu 70 metrekarelik alan, çok boyutlu bir görsel ve duyusal deneyim sunuyor. Fakat çeşitli hassasiyetlere sahip kişilere bu deneyim önerilmiyor.
Artırılmış Gerçeklik Odası
Son olarak Dijital Koridora doğru yöneliyoruz. Dijital Koridor, sergi deneyiminin son aşamalarında ziyaretçileri Japon estetiğinin dingin atmosferiyle sarıyor. Kusurlu ve geçici olanın zarafetini savunan Wabi-Sabi felsefesi, bu alanda yapay zekâ estetiği ve sinematik imgelerle bir araya gelerek büyüleyici, adeta düşsel bir geçiş deneyimi sunuyor.

Dijital Koridor
Sergi çıkışında Japonya ile ilgili kitapların, çeşitli ürünlerin bulunduğu alanı da ziyaret ederek, deneyimi sonlandırdım. Sergiyi kısa sürede gezebilmek mümkün ve interaktif deneyimlerin olması bu sergiyi diğer çalışmalardan farklı kılıyor.
Sonuç olarak, İstanbul’da yaşıyorsanız, uygun bir zamanda bu sergiyi deneyimlemek keyifli olacaktır.
Share this content:



Yorum gönder