
Merdiven Art Space’te sergilenen Seda Gazioğlu’nun “Sanatçıyı Beslemeyiniz” başlıklı kişisel sergisi, malzemenin tarihsel ve kültürel birikimiyle sanatçının kişisel anlatımı arasındaki ilişkiyi tartışmaya açıyor. Eski Anadolu halıları, resim ve çeşitli müdahalelerle dönüştürülerek tanıdık desenleri gündelik yaşama göndermeler yapan, aynı zamanda huzursuzluk üreten figürlerle buluşturuyor. Böylece eserler yalnızca görsel nitelikleriyle değil, yüzeylerinde biriken izler ve taşıdıkları maddi hafızayla da okunuyor.
Serginin öne çıkan çalışmalarında halı parçalarından oluşturulan kadın figürleri yer alıyor. Parçalara ayrılmış bedenler, farklı açılarda konumlanan kollar ve bacaklarla kırılgan bir hareket duygusu kazanırken doğrudan bakışlar bu kırılganlığa direnç ve gerilim ekliyor. Halı desenlerinin gövdeleri kaplaması, bireyin geçmişi, yaşadığı çevre ve kendisine yüklenen toplumsal rollerle ilişkisini görünür kılıyor.

Yağlıboya, kesme ve pirinç tellerle yeniden birleştirme işlemleri, malzeme ile anlatım arasındaki bağı güçlendiriyor. Kesiklerin ve birleşme noktalarının gizlenmemesi, figürlerin oluşum sürecini açığa çıkarırken bütünlük fikrinin kırılganlığını da vurguluyor. Aşınmış halı dokusu, resmedilen yüzler ve parçalanmış bedenlerle birlikte hafıza, hasar ve yaralanma kavramlarını gündeme getiriyor.Masa başında oturan bir figürün karşısına yerleştirilen ağız, göz, el, ayak ve baş gibi beden parçaları, serginin eleştirel yönünü belirginleştiriyor. Kompozisyondaki yazılar sanat piyasası, koleksiyonerler, küratörler ve eleştirmenlere göndermelerde bulunarak üretimi biçimlendiren değerlendirme ölçütlerini, kurumsal beklentileri ve piyasa dinamiklerini sorguluyor. Sofra düzeninde sunulan beden parçaları, beslenme eylemine tekinsiz bir anlam kazandırıyor. Serginin başlığı da bu bağlamda sanatçının hangi etkilerle beslendiği ve bunların üretim sürecine nasıl yansıdığı sorularını öne çıkarıyor.

Farklı renk ve zeminlerde tekrarlanan kalp imgeleri, bedene yönelik ilgiyi küçük ölçekli çalışmalarda sürdürüyor. Ay, yıldız, güneş, yılan ve göz gibi imgeleri bir araya getiren büyük halı ise izleyiciyi yüzeydeki ayrıntılar arasında dolaştırıyor. Yarıklar ve birleşme izleri, desenlerin kurduğu düzeni sürekli yeniden yapılandırırken müdahaleyi teknik bir işlem olmaktan çıkarıp görüntünün anlamını belirleyen temel unsurlardan birine dönüştürüyor.Sergi, tanıdık bir malzemenin çağdaş sanat bağlamında nasıl katmanlı anlamlar kazanabileceğini gösteriyor. Yoğun desenlerin yarattığı ilk görsel çekim, parçalanmış bedenler ve sert bakışlarla düşünsel bir gerilime dönüşüyor. Geriye, yüzeyde açıkça görülen kesikler ve bütünlüğü bu kesiklere rağmen sürdüren figürler kalıyor.

“Sanatçıyı Beslemeyiniz”, malzemenin hafızası, bedenin kırılganlığı ve sanatçının üretimini şekillendiren etkiler üzerine düşünmek isteyenler için görülmeye değer bir sergi. Eserlerle yakından karşılaşmak, fotoğraflarda bütünüyle hissedilemeyen dokuları ve müdahale izlerini keşfetmeye olanak tanıyor. Merdiven Art Space’i ziyaret ederek bu figürlerin karşısında durmak ve taşıdıkları anlamları kendi bakışınızla değerlendirmek, sergiyle kişisel bir bağ kurmanın başlangıcı olabilir.

Share this content:



Yorum gönder