Geçen haftalarda Kadıköy’deki Müze Gazhane’yi ziyaret ettim. Genel dış çevresi ve içerisinde yer alan İklim Müzesini inceledim. Alana girdiğinizde ilk dikkat çeken unsur, alanın tarihi kimliği oluyor. Eski bir kömür gazı üretim tesisi olan bu alanın dış çevresinde; devasa tuğla yapılar, yüksek metal kuleler, yangın merdivenlerini andıran çelik konstrüksiyonlar ve beton iskeletler korunarak bugünkü kamusal işleve uyarlanmış. Alandaki yapıların bizzat kendisi dönemin üretim teknolojisine ve mimari yapısına tanıklık ediyor. Fotoğrafladıklarım ise fabrikanın o eski ve yoğun çalışma temposunu sessizce yansıtan birer görsel objeye dönüşmüş durumda.

Yerleşke içerisinde kütüphane, tiyatro salonları, sergi alanları, çocuk bilim merkezi ve çalışma alanları gibi pek çok farklı kamusal birim bulunsa da, benim ziyaretimin ana odağını İklim Müzesi oluşturdu.

Bu endüstriyel dokunun içinde yer alan İklim Müzesi, mekânın kimliğiyle doğrudan bağ kuran bir konsept barındırıyor. Bir zamanlar fosil yakıt ve gaz üretimi yapılan bir tesisin, günümüzde küresel iklim krizini, karbon salınımını ve ekolojik dengesizlikleri konu alan bir müzeye ev sahipliği yapması bilinçli bir tezat oluşturuyor. Müze alanına adım attığınızda endüstriyel mimari ile modern sergileme tekniklerinin iç içe geçtiğini görüyorsunuz. Yüksek tavanlardan aşağıya doğru sarkan devasa silindirler ve aydınlatmalar, mekânın dikey hacmini öne çıkararak endüstriyel hissi pekiştiriyor. Bir diğer bölümde ise Avustralya’daki orman yangınlarını temsil eden kanguru siluetleri ve eylem fotoğrafları, küresel ısınmanın gerçek ve yakıcı sonuçlarını net bir şekilde yüzümüze çarpıyor.

Alanını gezerken mekânın interaktif tasarımı ve bilgilendirme panoları yer alıyor. Örneğin bir panonun önünde, zeminde dairesel bir platform ve üzerinde ayak izi sembolü yer alıyordu. Bu platformun üzerine çıkıp tam olarak o noktada durduğunuzda, tepedeki özel ses sisteminden doğrudan size ulaşan sesler duymaya başlıyorsunuz. Ziyaretçiyi sadece izleyici kılmak yerine mekânın tam ortasına alan ve akustik bir deneyim sunan bu tasarım, serginin mesajını çok daha etkili kılıyor.

Sonuç olarak Müze Gazhane; endüstri tarihi ile günümüzün en kritik ekolojik meselesini aynı çatı altında buluşturan özgün bir kamusal mekân. Tarihi yapının endüstriyel estetiği, İklim Müzesi’nin sunduğu görsel ve işitsel deneyimlerle birleşerek mekân ve çevre ilişkisini ele almak isteyenler için oldukça zengin bir inceleme alanı yaratıyor.

•Yer: İklim Müzesi
• Adres: Hasanpaşa Mahallesi, Kurbağalıdere Cad. No:125, 34722 Kadıköy / İstanbul
• Ziyaret Günleri ve Saatleri: Pazartesi günleri hariç haftanın her günü 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyarete açıktır (Pazartesi günleri kapalıdır).
Share this content:


Yorum gönder