Şimdi yükleniyor
×

Ceci Temkova Ilova

Ceci Temkova güzel sanatlar eğitimini Makedonyada tamamlamış Amerikan asıllı güncel bir sanatçı. Ceci soyut dışavurumcu tarzıyla ön plana çıkıyor. mozaik çalışmaları, fotoğrafları,özgün baskıları, video artları ve yağlıboya tabloları da var. Her disiplinden çalışmayı sevdiğini söylüyor. Kendisini “ Doğal arınmışlık için hayat boyu soyut dışavurumcu bir kaşif. Ayrıntıları vurgular, gereksiz olandan arındırır ve minimalist bir yol benimser. Ayrıntıları çalışarak sanatçı kimliğimi net ve saf bir şekilde inşa ediyorum. Çalışma sürecimde katmanları kullanmayı seviyorum. Çok fazla katman kullanmak benim çalışmamın yapı taşıdır. Hızlı gibi görünse de çok zaman alıyor.” şeklinde ifade etmiş. Çıkartmış olduğu fotoğraf kitapları ve festivallerde yer alan video artları var. İlgimi çeken çalışmalarından birisi özgün baskıları. Mono baskıları hem lekeleri hem de değerli dokuları içinde barındırıyor. Genelde siyah beyaz ve kırmızı renkleriyle çalışmış. Mono baskı tekniği ile çalıştığı işlerini gravür işlerinde de izlerini görebiliyoruz. Aslında özgün baskının amacına uygun tüm teknikleri birbirini destekleyerek kullanıyor.
Fotoğraf çalışmalarında Makedonya’ya Dzolomari adlı özel bir pagan ritüelinden bahsediyor. Dzolomari, Makedonya Cumhuriyeti’ndeki Begniste köyünde uzun süredir devam eden bir pagan ritüelidir. Geleneğin tarihi, Osmanlı Türkleri tarafından Makedonya’nın on dördüncü yüzyılda işgaline kadar uzanır. Dzolomari, kötü ruhları köylerinden kovalayan maskeli bir grup sanatçıdır. Bilinmeyen, görünmeyen bir düşmanla savaşları, büyülü ve hicivli unsurlarla dolu bir zamandır. Dzolomari ritüeli, insanların kötü ruhların, hastalıkların, cadıların ve şeytanların köylerini işgal ettiğine inandığı 7-19 Ocak tarihleri arasında kışın derinliklerinde gerçekleşir. Her yıl, 14 Ocak’ta, bir grup adam Dzolomari olmak için toplanır. Evlerinde hazırlanarak başlarlar, yüzlerini yangından ölü kömürlerle boyarlar. Daha sonra, geleneksel bir dokuma tezgahına dokunan yünden yapılmış “chulavka” adı verilen kapüşonlu siyah veya kahverengi bir giysi giydiler. Ayrıca yün sakal ve bıyık, kaba kesilmiş, ağır maskeler takıyorlar.
Ben yaptığı mono baskılarda da bu ritüelden esinlendiğini düşünüyorum. Bir çember etrafında duran soyutlanmış figürler ritüeli andırıyor. Ayrıca kullandığı kırmızı renkte ritüelden ürkütücü bir esinti gibi.

Share this content:

Yorum gönder