Şimdi yükleniyor
×

BEDRİ BAYKAM on PICASSO “LES DEMOİSELLES REVİSİTED”

Piramit Sanat’ta 26 Mart tarihinden beri gösterimde olan “Les Demoiselles Revisited” sergisi Baykam’ın, Picasso’nun “Les Demoiselles d’Avignon” adlı eseriyle sürekli bir diyalog halinde oluşuyla ön plana çıkıyor. Picasso’nun özgürlüğüyle, sanat anlayışıyla ve bu eserle özellikle ilgilenen Baykam bu eseri kendisiyle birlikte yeniden kurgularken onu analiz ediyor aynı zamanda Picasso’yu görerek Picasso’ya meydan okuma yapıyor adeta. Sergide Bedri Baykam’ın ve Picasso’nun birbirini izlediği eserleri görüyoruz. 

Baykam bu sergide kendi çağdaş sanat yorumlamasından harekete çıkıyor. Sanatın düşüncenin ve bilginin uzantısı olması gerektiği ancak bunun “güzelliği” bozmadan yapılması gerektiğine inanır.

Baykam kübizm ve Picasso hakkında Picasso ile konuşuyor sanki. Sergide Baykam’ın kübizm ve Picasso ile ilgili şöyle bir yazısı var: “Tarzımın onunkiyle bir ilgisi olduğundan değil… Ne ben kübist bir sanatçıyım ne de fırça darbelerimiz ve yüzeye yaklaşımımız benziyor. Picasso’da beni en çok cezbeden şey hiç bir zaman tek bir imgeye ya da stile bağlı kalmadan, tam anlamıyla özgür bir zihin olması…Tüm kariyerlerini tek imge ya da stil etrafında yoğunlaştırmayı tercih eden sanatçıları tabi ki suçlamıyorum. Ama bu kesinlikle ben değilim.Sanatın ticari, tekrara dayalı bir sıkıcılığa dönüşmesinden nefret ederim. Pablo’nun da bir tarzdan diğerine atlayabilmesini, hiç birinin içinde tükenmeden ilerleyebilmesini her zaman sevdim.Bunun yanı sıra kariyeri boyunca kadınlardan bu kadar etkilenmiş olması da benim sanat ve hayata bakış açımla paralel bir ilişki kurmamı sağladı. Bu yaklaşım figüratif, ekspresyonist, tarihsel, politik resimler yapabilmemi, multimedya enstalasyonlar üretmemi ve hatta aynı zamanda videolar yapıp kitaplar yazabilmemi mümkün kıldı.”

“Les Demoiselles d’Avignon” beş kadın fahişeden oluşmaktadır. Picasso ilk başlarda esere 

“Felsefi Genelev” ismini vermeyi düşünseden sonradan ismi türkçesi “Avignon’lu Kadınlar” anlamına gelen bu isim tercih edilmiştir. Picasso bu eserde Afrika masklarının etkisini reddetse de tamamlanmış tuvalin sağındaki iki figürünün yüzleri açıkça bu etkileri yansıtmaktadır.Picasso Trocadero’da, müze ziyaretinde büyük bir etnografik ilgi ve ayinsel bir amaca sahip olan karmaşık nesnelerle karşılaştığında siyah kadifeler üstünde, cam kutularda, solgun renkli halıdan bir fon önünde, zevkli bir biçimde sergilenmemiş ve bakımsız, sandıklara tıkılmış kötü bir ışıklandırmayla aydınlatılmış olan maskların bulunduğu mekan, aynı zamanda bakımsızlığından dolayı çok pis kokmaktadır. Bu pis koku, Picasso’nun burnunu sızlatır ve bu pis kokunun etkisi Avignonlu Kızlar resminde ayna gibi gösterir kendini. Genelevin pis kokusuyla maskelerin bulunduğu mekanın pis kokusunu bağdaştırılır. 

Baykam bu sergide Madame Claude ve VAROL mekanları ile bir ilişki kurmuş. Serginin mekan tasviri de bir genelev şeklinde yapılmış. İzleyici kendisini 1960’larda bir genelev lobisinden bekliyor gibi hissediyor. Picasso’nun eserinde gördüğümüz beş figür bu sergide çokça karşımıza çıkıyor. Baykam’ın eserlerinde de gördüğümüz bu Afrika maskları da eserin parçalara ayrılarak analiz edilmesini gözler önüne seriyor. 

Bedri Baykam’ın “Les Demoiselles Revisited” sergisi Piramit Sanat’ta 5 Eylül 2026 tarihi e kadar açık olacak. Picasso, çağdaş sanat, Bedri Baykam ve yukarıda bahsettiğim analiz ve yorumları merak edenler gezip deneyimleyebilirler.

Share this content:

Yorum gönder