Şimdi yükleniyor
×

Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya

Balat’ta yıllarca metruk halde kaldıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel mirası koruma vizyonuyla restore edilen ve Haliç Sanat 1-2-3 adlarıyla yeni yaşam alanları olarak İstanbullulara açılan Fener Evleri’nde yeni sergiler sanatseverlerle buluşuyor.

Caner Kaya’nın Rüzgârdan Kalan adlı sergisi, görünmeyen ancak etkileri hissedilen rüzgâr kavramı üzerinden bizlere hafıza, zaman ve geçmişin bugünle kurduğu ilişkiyi anlatıyor. Haliç Sanat 3’te izleyiciyle buluşan sergi, rüzgârın geride bıraktığı izlerden hareketle anıların ve yaşantıların insan üzerindeki kalıcı etkisine odaklanıyor.

Bazı şeyler geçip gider, bazıları ise geçerken iz bırakır.
Rüzgârdan Kalan, rüzgârın yalnızca fiziksel varlığını değil, onun duygusunu ve hafızada bıraktığı izleri biçimlendirme çabasından doğar. Görünmeyen fakat hissedilen rüzgâr, geçmiş ile şimdiki zaman arasında hareket eden bir taşıyıcıya dönüşür. Bir esinti gibi anılar da beklenmedik bir anda belirir; tanıdık bir duyguyu, unutulmuş bir görüntüyü ya da geçmişten küçük bir parçayı yeniden bugüne taşır.


ruzgarinbellegi Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya ruzgar-bellekk Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya


Sanatçının metal malzemeyle oluşturduğu amorf ve dinamik formlar, hareketin ve akışın izlerini taşıyor. Rüzgârın geçici ve değişken doğası ile metalin ağır ve kalıcı yapısı arasında kurulan karşıt ilişki, serginin kavramsal çerçevesini güçlendiriyor. Sanatçı rüzgârı doğrudan betimlemek yerine onun geride bıraktığı etkiyi görünür kılmaya çalışıyor. Böylece eserler, fiziksel olarak göremediğimiz rüzgârı bir hareket olarak maddesel biçimler aracılığıyla nasıl ifade edilebileceği üzerine düşündürüyor.
Sergi, geçmişin bir bütün olarak geride kalmadığını; anıların, duyguların ve yaşantıların zaman zaman yeniden ortaya çıkarak bugünümüzü etkilediğini anlatıyor. Bu açıdan Rüzgârdan Kalan, yalnızca doğadaki bir hareketin değil, insanın belleğinde biriken izlerin de anlatısı olarak değerlendirilebilir. İzleyiciyi görünmeyenle görünen, geçicilikle kalıcılık ve geçmişle şimdi arasındaki ilişkiyi sorgulamaya davet eden sergi, geride kalanların her zaman yok olmadığı, bazen farklı biçimlerde varlığını sürdürebildiği düşüncesini öne çıkarıyor.




mobius Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya






Henri Bergson, Madde ve Bellek’te geçmişin iki farklı biçimde yaşamaya devam ettiğinden söz eder: bedensel alışkanlıklarda ve bağımsız anılarda. Onun düşüncesinde geçmiş, bütünüyle geride bırakılmış değildir; anı, şimdiki zamana dokunduğu anda yeniden hareket kazanır. Bu anlamda hatırlamak, geçmişe dönmekten çok, geçmişin şimdi içinde yeniden belirmesidir.







ruzgarinbellegi23 Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya ruzgarbellegi00 Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya

Rüzgârdan Kalan da tam olarak bu belirme hâlinin izini sürer. Sergideki amorf ve dinamik formlar, rüzgârın belirli bir biçime sahip olmadan çevresindeki dünyayı dönüştüren hareketinden beslenir.
Rüzgârın kendisini göremeyiz; onu ancak dokunduğu şeylerde, değiştirdiği yüzeylerde ve geride bıraktığı izlerde fark ederiz. Anı da benzer biçimde görünmezdir. Varlığını, içimizde harekete geçirdiği duygu ve imgeler aracılığıyla duyurur.

Bu geçici ve akışkan hâlin metal aracılığıyla biçim kazanması ise serginin temel karşıtlıklarından birini oluşturur. Metal sert, ağır ve kalıcıdır; rüzgâr ise hareketli, geçici ve tutulamaz. Dökümle şekillenen yüzeylerde bu iki karşıt nitelik bir araya gelir. Sert malzemenin içinde akış, durağan formun içinde hareket, kalıcılığın içinde geçicilik aranır. Tıpkı belleğin geçmişten kalan parçaları bugünün içinde yeniden biçimlendirmesi gibi, metal de geçici bir hareketin kalıcı izine dönüşür. Böylece eserler rüzgârı temsil etmekten çok, rüzgârdan geriye kalabilecek şeyi arar.


ruzgarinbellegi5 Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya ruzgarinbellegi100 Rüzgârdan Kalan, Caner Kaya


Bir hareketin izi.
Bir duygunun tortusu.
Bir anının yeniden belirtisi.

Rüzgârdan Kalan, gelip geçen şeyleri durdurmaya çalışmaz. Onların geçtikten sonra bizde bıraktıklarıyla ilgilenir. Çünkü bazen geriye kalan, şeyin kendisi değil; içimizde değiştirdiği yerdir.

Share this content:

Yorum gönder