Joris İvens 1889 Hollanda doğumlu, sayısal bir tesadüfle 1989 yılında Paris’te 91 yaşında aramızdan ayrılıyor. Bunu söylememin sebebi; eğer uluslararası gezgin bir sanatçıysanız arkanızda bıraktığınız eserleriniz de çok dili olacaktır. Bu sebeple filmlerden alıntı yaparken filmin çekildiği ülkedeki orjinal adı kabul ettim. 1978’den itibaren Cinéma du Réel adlı Paris merkezli belgesel film festivalinde Joris Ivens adına ödül verildiği için filmleri daha çok Fransızların himayesinde görünüyor. Oysa Joris Ivens Sovyetler Birliğinden, Belçika’ya, İspanya’ya, Çin’e,Vietnam, Endonezya’ya uzanan nice ülkede bulunmuş, yaşadığı dönem itibariyle neredeyse hiç durulmayan savaşların, direnişlerin, yolsulluğun belgesini günümüze ulaştırmıştır.
1. Dünya savaşı sırasında ilk gençliğini yaşayan İvens’in babasının bir fotoğraf stüdyosu var. Henüz 13 yaşında babasının verdiği bir kamerayla ilk kısa filmini aile üyelerinden oluşan ekiple çekiyor. 28 yaşlarında çektiği ve Klasikleşen ilk çalışması “Ragen(Yağmur)” ve “De Brug(köprü)” ilk kısa filmlerinden. Ragen filminde yağmurun üstümüze yağan evrensel etkisini görmek mümkün bence hatta izleyenin yağmurun içine düşmesi kuvvetle muhtemel. Kendi ifadeleriyle şunları söylüyor: “Aşağı yukarı 28 yaşlarındaydım, o zamanlar biçimciydim. Regen , De Brug gibi filmler yaptım. Sinema sanatının alfabesini arıyordum. Ne sinema okulu, ne de doğru dürüst sinema eleştirisi vardı. Gerçekten hemen hemen hiçbir şey yok gibiydi sinemayla ilgili. İşe başladığım küçük ülke Hollanda’da tamamen kendime dönüktüm.” (Tehlikeli Yaşamak, Belgesel Sinemanın Kurucusu Joris Ivens, Hans Scoots, kameraarkası.org/makaleler/belgefilmuzerinenotlar.html)


Rottherdam köprüsünü tüm metal ve geometrik şekillerden oluşan bileşenlerine indirgeyen, bunları müzikle endüstri ürünlerinin bir senfonisine dönüştüren Joris Ivens’in biçimsel alıştırmalarından. İzlemek için linki kullanabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=BMsMOi_d7kY
Sonraki sinema çizgisinin değişimini şöyle anlatıyor : “İlk filmlerimle mesleğimi iyice yakından tanıdım, bir yandan da filmlerimi gören insanlarla karşı karşıya geldim, onların filmlerimde hoşlarına giden şeylerin neler olduğunu öğrendim. İki şey çıktı ortaya: Birincisi, burjuva eleştirisinden çok övgü almam, İkincisi ise; Filmlerim 1930 yılında birkaç ay kalmış olduğum Sovyetler Birliğinde gösterildi ve yalnızca filmciler değil, geniş işçi kitleleri tarafından çok ciddi bir biçimde eleştirildi. Soruları son derece basitti: Ne demek oluyor köprü? Nereye gidiyor? Bu köprünün üstünde trenle geçen kimdir? Bir işçi öyle rahatça Amsterdam’dan Paris’e gidebilir mi? Ve buna benzer sorular. Köprü filminin salt biçimcilik açısından bir çıkmaz olduğunu anladım. Bu gerçeğin kavrayışından sonra mücadeleci belge filmlerin nasıl bir anlam taşıdığını farkettim. ” (Hans Schoots, Tehlikeli Yaşamak: Joris Ivens, Hayalet Kitap,2008, metin alıntı kameraarkası.org/makaleler/belgefilmuzerinenotlar.html)
Bunu izleyen yıllarda Belçika’da Borinage sanayii bölgesinde kömür madencilerinin iki ay süren grevini ve sefaletini belgeleyen kurgusal belge niteliği taşıyan Misère au Borinage filmi (1933 ) Henri Storck , Joris Ivens iş birliğiyle çekiliyor. Joris o zamanı şöyle anlatıyor: “O zamanlar Belçika’daki kavga yasadışıydı. Biliyorsunuz belki, polis sürekli peşimizde olduğundan her gece başka bir evde kalmak zorundaydık. Ama öte yandan işçinin güvenini kazandık. İşçilerin kavgası ve yoksulluğu karşısında çok daha mütevazılaştığını siz de gördünüz. Eğer Borinage’yi seyrettiyseniz, bu filmdeki çalışmanın 180 derecelik bir dönüş yaptığını fark etmiş olmalısınız”…




Aynı yıl 1933 ‘ de Yeni Dünya (Nieuwe gronden / New Earth (Joris Ivens, 1933, 30’) belgeseli gösterime giriyor. Tarihin önemli bir anı , Amsterdam’ın Kuzey deniyle Güney denizini ayırıp, denizden 90,650 hektarlık alanı ıslah etme hedefini içeren, o güne kadar görülmüş en büyük girişim bu. Doğayı ehlileştirmek. 10.00 işçi 120 ay boyunca günde 12 saat 2 vardiya çalışıyor. Ancak deniz kapağın kapanışına büyük direnç gösteriyor. Gelgitler oluyor, set derinden zedeleniyor. Sonunda denizden toprak kazanılıyor. Ama bir sorun var! Güney denizi kapatıldığı yıl Hollanda’da resmi işsiz sayısı 80.000’e yükseliyor. Tarihteki bu tahıl krizi aynı zamanda doğanın intikamı gibi yenilemez hale gelen tahıllar yakılıyor, yok ediliyor. Evet açlığa rağmen…çözümü milyonerler buluyor.
Bu bana Kathe Kollwitz’in “Tohum öğütüldü ama un olmadı” sloganıyla afişini hatırlatıyor. İşçilerin belgeseli, Kolwitz’in işçileri, Van Gogh’un madenci ve ekicileri ve hatta Millet’in toplayıcıları birbirine benziyor, birbiriyle bağlanıyor duruşları, yüzleri, hareketleriyle, varoluşlarınlarındaki direnişle.. Bertolt Brecht’e katılıyor araya, Okuyan Bir İşçinin Soruları‘nda soruyor…

(1920’de Käthe Kollwitz’in günlüğünden alıntı)

1941’de , ‘Tohumlar Öğütülmemeli’ litografisi, Käthe Kollwitz’in sanatsal vasiyetini oluşturuyordu (…) Sanatçı
, savaşa karşı çıkışını bir kez daha dile getirdi. (Köln Käthe Kollwitz Müzesi).
Daha sonra oğlu Hans’a şöyle diyecekti:
“Bunun üzerine aynı tema üzerine bir çizim daha yaptım: Çocuklar, gerçek küçük Berlinliler, sabırsızlıkla toprağı eşeleyen genç atlar gibi, bir kadın tarafından tutuluyorlar. Kadın (yaşlı bir kadın) onları pelerininin altına koymuş, güç ve otoriteyle kollarına, ellerine sarıyor. ‘Tohumlar öğütülmemeli’ – Bu ateşli bir dilek değil, ‘Bir daha asla savaş olmasın’ gibi bir emir, bir emir. ”
Käthe Kollwitz’in Günlüğü – Aralık 1941 https://kaethekollwitz.org/
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?
…
Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kim zafer aşını?
..Bir sürü olay
Ve bir sürü soru…
Bertolt Brecht, Çev. A. Kadir

Buradan sonra Ivens’in politik belgesel türünün kilometre taşı sayılan 1937, “Spaniche Erde-İspanya Toprağı” çekiliyor. Ernest Hawingway, John Dos Passos senaryoda , Orson Welles filmin anlatıcısı. Fransız anlatıcılığını ise izlenimcilikten tanıdığımız Renoir’ in (kendisi de film yapımcısı olan) oğlu Jean Renoir üstleniyor. Savaş dolu yıllarda sanat kendi gerçekliğini dayatarak yaşayarak devam ediyor.


Bu sırada bombalanan Guernica şehri için Picasso Guernica’yı yapıyor.

Joris İvens İspanya’dan Çin’e, Vietnam’a ,Endonezya’ya nerede direniş varsa oraya gider. 50’den fazla uluslararası belgesel film bırakır. 1957’de aşkla birlikte şiir başlar, şiirsel şehir filmi “La Seine a rencontre Paris“‘i (Paris Seine’e kavuşuyor) filmini çekmeyi ihmal etmez. Ardından çok kimsenin bilmediği Şili’nin küçük liman şehri “Valparaiso”‘nun şiirini çeker, 1963 yılında.. İvens’in bu yılları Germaine Krull ile birlikte aşkla geçer. Krull avangart dönem fotoğraf sanatçılarından, aktivist , gezgin, ayrıca bir otel sahibi hanımefendi.

1971-1976 yılları arasında bir kez daha Çin’e giderek , Çin kültürü ve yaşamına ilk içeriden bakış olan “Yukong Dağları Nasıl Hareket Ettirdi?” belgesel serisini çeken Ivens Çin’in bir parçası haline geldi. Bu belgesel serisi Çin kültürünün olduğu biçimle Batı’ya tanıtılması hedefiyle bizzat Çin başbakanı Zhou En-Lai’nin daveti üzerine yapıldı. 1988 yılında son filmi ve otobiyografisini “A tale of the Wind ( Rüzgarın Hikayesi )” ‘ni çekti, boşroldü, rüzgarı yakalamaya çalıştı; yıllarca birlikte yaşadığı astım ve solunum bozukluğunu, şiirsel, avangart, sürreal biçimlerle harmanladı ve 91 yaşında rüzgar onu filminde olduğu gibi alıp götürdü.

Ustaya Saygılarımla..
https://bampfa.org/event/avant-garde-films-joris-ivens
https://www.kameraarkasi.org/makaleler/makaleler/silaholarakkamera.html
https://vdoc.pub/documents/living-dangerously-a-biography-of-joris-ivens-film-culture-in-transition-199enhfeg8mg, https://sekans.org/tr/arsiv/sinema-kitapligi/204-joris-ivens-tehlikeli-yasamak
https://archive.org/details/DeBrug
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Spanish_Earth, https://www.researchgate.net/publication/236753329_The_Soviet_Cinematic_Offensive_in_the_Spanish_Civil_War
https://www.wikiart.org/en/vincent-van-gogh, https://www.wikiart.org/en/kathe-kollwitz,https://www.kaethe-kollwitz.berlin/kaethe-kollwitz/das-kuenstlerische-werk/,https://kaethekollwitz.org/,
https://www.humanite.fr/culture-et-savoir/kathe-kollwitz/kathe-kollwitz-lart-pour-temoigner-et-agir
Share this content:



Yorum gönder