“Eğer algı bozulabiliyorsa,
yaşamın kendisi yeniden tasarlanabilir mi?”
Sanatçı ve mimar olan Gins ve Arakawa 1963 yılında iş birliğine başladı. Kavramsal sanatı düşünsel mimariye uygulayan iki sanatçı İnsan ömrünü uzatmayı amaçlayan kavramsal mimarlık firması Reversible Destiny Foundation’ı( Geri Döndürülebilir Yazgı ) kurdular. Kaderi tersine çevirebilmek için önce onu yaşamak gerektiğine inandılar. Aşırı konforun beden ve zihni uyuşturduğunu mimari anlayışlarında konfor yerine uyanıklığı, kontrol yerine farkındalığı koydular. Bununla mekanın bedenle be bilişle ilişkisini yeniden tanımladılar.
2005 yılında Tokyo Mitaka ‘da yaptıkları dokuz dairelik konut kompleksinde zeminler eğimli ve dalgalı, alışılmış mekan davranışlarını bozan mobilya yerleşimleri , iç ve dış mekanda kullanılan 0n dört farklı renkle ile beyni uyarmayı, dikkati mekana ve deneyim alanına çevirmeyi denediler.
Bu bağlamda mimarî, gezinti, denge, algı ve hareket kombinasyonunu bir yaşam pratiği hâline getirdiler.
1995’te Japonya’da kamusal Yoro deneyim parkını kurdular. Açık alanlar, deneyim binalarıyla çevrili park kaybolma hissi, denge pratiği sorugular. Engebeli, eğimli ve beklenmedik yüzeylerle bedenin dikkatinin katılımını, hareketi bilinçli hale getirmeyi amaçlamışlardır.
Share this content:



Yorum gönder